Film Hakkında

Herkesin ağzına dolanmış, ütopik bir diyarmış havası veren bir kelime Patagonya. Bir efsaneymişçesine ulaşılmaz gibi gelir. Aslında Arjantin ve Şili toprakları arasında kalan bu bölge, sinemada çok çeşitli filmlere de mekan olmuştur zira söylenene ve izlediklerimize göre cennet tanımının hakkını veren bir yer bu Patagonya. Carlos Sorin’in 2002 tarihli, ödüle doyamayan bağımsız yapımı Historias mínimas (Intimate Stories) de bu topraklarda geçiyor.

Sorin, filminde üç farklı hikayeyi; üç farklı karakterin yol öyküsünü anlatıyor. Üç yıl önce kaybolmuş (ya da kendi deyimiyle onu terk etmiş) köpeğinin kilometrelerce uzakta bir yol şantiyesinde görüldüğünü öğrenmesi üzerine tek başına yola koyulan yaşlı bir adam; bebeği ile evine kapanmış ve televizyondaki yarışmalara yazdığı mektuplardan biri sayesinde o yarışmada yarışmacı olmaya hak kazanmış bir kadın; karısı tarafından kıskançlığı sebebiyle terk edilmiş ve arabasıyla pazarlamacılık yapan bir adam. Bu üç karakterin San Julian isimli bir kente yaptıkları yolculukları anlatıyor Historias mínimas.

Teknolojinin nimetlerinden faydalanmadan, para ve şöhret gibi kaygılardan uzak; tamamen sinemanın amacına hizmet etmek üzere çekilen Historias mínimas oldukça saf ve yaşamın içinden bir öykü. Hırs ve iyi niyet üzerine kurulu bu hikayede hiçbir kötü karakter yok, kötülüğe dair bir emare de yok. Belki de Patagonya’nın güzelliğini ve çekiciliğini, daha doğrusu insanların orası için yaptığı cennet yakıştırmasını bir nevi haklı çıkarmak için yapmış bu filmi Carlos Sorin. Doksan dakika bile olmayan süresi boyunca hep bir olumsuzluk, itici bir karakter beklediğiniz filmde herkes birbirine yardım etmek için can atıyor. Pazarlamacı Roberto (Javier Lombardo), hoşlandığı kadının gözüne girmek için kadının çocuğunun (erkek mi kız mı olduğu konusunda karakterin mizahi bir şüphesi mevcut) doğum gününe özel bir pasta yaptıran ve daha sonra bu pasta üzerinde çok çeşitli oynamalar yapmak zorunda kalan bir karakter. Filmdeki yardımsever hava da aslında Roberto’nun üzerinden esiyor. Onun pastasını şekilden şekle sokmak için kılı kırk yaran fırıncılar ve yaşlı teyze, hiçbir karşılık beklemeksizin bu işi yapıyor. Öte yandan yaşlı dede Don Justo (Antonia Benedicti), köpeğini aramak için tek başına çıktığı yolculukta çok çeşitli insan tiplerinden yardım alıyor. Hatta bu yardımlar bazen o kadar şüphe uyandırıcı bir hale geliyor ki, filmdeki saflığın altında bir hile ararcasına bu karakterlerden birinin artık dedeye zarar vereceği fikri kafanızı kurcalıyor. Elbette Carlos Sorin buna izin vermiyor.

Her ne kadar Don Justo ve Roberto karakterlerinin hikayeleri ve hikayelerinin gidişatı ile sonucu filmde daha ağırlıklı olsa da Maria Flores (Javiera Bravo) isimli kadının başına gelenler de unutulmayacak cinsten. Elektrik dahi olmayan, kocası tarafından kapısına kilit vurulmuş bir evde çocuğu ile yaşamaya çalışan; dünyanın kötülüğünden henüz nasibini almamış ve neredeyse anadan doğma saflıktaki bu kadının televizyon yarışmasında bir mutfak robotu uğruna yaşadıkları filmi seyredeni derinden etkileyecek kıvamda. Kazandığı mutfak robotunu kaplumbağa şeklinde bir makyaj kutusu ile değiş tokuş yapan Maria Flores’in mutluluğu ise insana hem soğuk bir hüzün hem de sıcak bir neşe veriyor. Roberto’nun pastasının son halinin de bir kaplumbağa şeklinde olması güzel bir detay elbette.

Filmdeki karakterlerden yalnızca ikisinin oyunculuk mesleğini icra ettiği, geri kalan isimlerin oyunculukla uzaktan yakından alakası olmadığını öğrendiğimde Historias mínimas’a karşı olan sevgim kendine daha özel ve güzel bir yer edindi.

Bir pasta, bir köpek ve bir mutfak robotu. Bu üçünün peşinden giden, kendi hallerindeki önemsiz insanların küçük şeylerden nasıl da mutlu olabildiklerini anlatan, basit müzikleriyle kendine hayran bırakan çok güzel bir film Historias mínimas. Hırs, şans ve umudun bir araya geldiğinde nasıl basit ama heyecan verici sonuçlar çıkardığının güzide bir örneği. Hiçbir kaygı gütmeden bu filmi çeken Carlos Sorin’in Arjantin Hikayeleri, yapmacıklıktan ve kurgudan boğulan günümüz sinemasının en doğal hali.



Yazar Hakkında

Burak Hazine
Burak Hazine
1991 doğumlu. Bir süredir sinemayla ilgilenmekte olan, tıp fakültesinin sosyalleşmeye çalışan öğrencisi. Boş vakitlerini sinema filmi izlemek ve sinemaya dair kitaplar okumakla değerlendirerek bu alanda ilerlemeyi ve gelişmeyi hedefliyor. Şu an için sinema yazarlığı ve hakimiyeti konusunda pek bir iddiası yoktur. Kendisini blogundan yahut direkt Twitter'dan takip edebilirsiniz.