Film Hakkında

P

erdelerini 1964 yılında açan aynı isimli müzikalin, Norman Jewison’ın yönetmenliğini yaptığı 1971 yılı sinema uyarlamasıdır. Müzikal, Grease gelene kadar en uzun oynanan Broadway müzikali rekorunu elinde tutuyordu. En son 2009 yılında Birleşik Devletler Turnesi’ni yaptı. Türkiye’de yayınlanan Elveda Rumeli adlı televizyon dizisi, Damdaki Kemancı’nın uyarlamasıdır. “Ah Bir Zengin Olsam” (If I were a richman), Güneş Doğar, Güneş Batar (Sunrise, Sunset) ve “Gelenekler” (Traditions) gibi müzikleriyle başyapıt bir müzikal olan Damdaki Kemancı, Elveda Rumeli sayesinde Türkiye’deki pekçok kişi tarafından da izlenmiş oldu.

Sütçü Tevye (Chaim Topol)

Üç dalda Akademi, iki dalda da Altın Küre kazanmıştır. Üç saat sürmesiyle eleştirilse de benim için tüm zamanların en iyi klasikleri arasında. Türkiye’de üç saat sürüyor diye eleştirilirse eğer, çekilen dizileri hatırlatmak gerekir. Elveda Rumeli’nin tek bölüm run-time’ı ne kadardı? Topol’un performansıyla üç saat izlemek yetersiz bile denilebilir. Sesinin ve oyunuculuk performansının verdiği etki, izleyiciyi dramın içine çekiyor. Müzikalin duygusal müzikleri son derece mükemmel. Akademi’den En İyi Müzik Uyarlaması Oscar Ödülü’nü de bu yüzden almıştır. Sunrise, Sunset ve Anatevka en iyilerindendir.

1905 yılında Rusya’da Anatevka isimli köyde geçmektedir. Sütçü Tevye’nin (Chaim Topol) kızlarını evlendişi ve bu arada yaşanan politik olayların sıradan insanlara etkisi anlatılır. Tevye, filmin başında da anlatıcı (narrator) olarak hikayeyi ve kasaba Anatevka’yı tanıtırken “gelenekler”e vurgu yapar. Zaten açılış müziği de “Gelenekler”dir (Traditions). Toplumu bir arada tutan ve devamını sağlayan kültürel faktörlerin hayati önemi vurgulanır. Tevye, açılış sekansında herkesin düşüp boynunu kırmadan güzel ezgiler çıkarmaya çalışan “damdaki kemancılar” olduğunu söyler. Anatevka’da Hristiyanlar ve Yahudiler barış içinde yaşamaktadır. Kemancının damda durduğu gibi iki kültür arasında dengede yaşamak gerekir.

 

Dini gelenekleri çiğnemeden hayatta tutunabilmek, damdaki kemancı (Tutte Lemkow) gibi olabilmektir. Damdaki Kemancı, Tanrı’dır. İnsanlar da onun gibi yaşamaya çalışır. Kemancı damdan düşmez ancak, insanlar geleneklerinden koptuklarında tehlike onlar için vardır. Gelenekler Tanrı’dan gelir ve kemancı bunların hatırlatmasıdır. Dam da gelenekleri temsil eder. Değişen dünya şartları, Tevye ve ailesi için de büyük değişiklikleri getirmektedir. Kızlar, babalarının seçtiği erkekle evlendirilir. Erkekler de aynı şekilde babalarının seçtiği kızla evlenir. Eş seçimi ailelerdedir. Tevye ve karısı Golde (Norma Crane), kızı Tzeitel’i (Rosaling Harris) kasabanın zengini kasap Lazar Wolf’la evlendirmek ister ancak kızı fakir terzi Motel’ı (Leonard Frey) sevmektedir. Lazar Wolf’a (Paul Mann) söz verirler ancak Motel, Tevye’ye kızla evlenmek istediğini söyler. Tevye, Tanrı’yla bir monolog yapar ve bundan bir zarar gelmeyeceğine kendini ikna eder. Geleneklerin kırılma noktası budur. Daha sonra diğer kızları da aynı şeyi yapacaktır. Hodel (Michèle Marsh), Tevye’nin eve getirdiği modern siyasi düşüncelere sahip Perchik’le (Michael Glaser) evlenir. Chava (Neva Small) da bir Hristiyan’la evlenmek ister ancak Tevye bunu kabul etmez. Chava, kilisede gizlice evlenir ve Tevye onu evlatlıktan reddeder.

Tzeitel ve Motel’ın düğünü geleneklerde dönüm noktasır. Perchik, eski dini geleneklerin artık değişmesi gerektiğini belirtip Hodel’ı dansa kaldırır. Kadınlar ve erkeklerin birlikte dans etmesi geleneklerce yasaktır. Kasaba halkı fikri sever ve herkes bu kuralı bozar. Hahambaşı da dansa katılır. Din tamamıyle kendini yenilemek zorundadır. Yahudilik’in şeriat kurallarının yeni dünya düzeninde toplumu yönetemeyeceği vurgulanır. Ancak değişen dünya aynı zamanda hayatları da değiştirmektedir. Düğün Çar’ın askerleri tarafından basılır ve eğlenceli düğün sona erer. Bu, sinemanın, “dini ve ailevi kurumlara zarar verirsen, cezalandırılırsın” önermesidir.

Çar, Yahudiler’i ülkesinden sürmek ister. Onları göçe zorlar. Kasabalılar, Anatevka’yı terketmek zorundadır. Aslında herkesin bir Anatevkası vardır. Bu bir sevgili, anne-baba, çocuk, okul, şehir olabilir. Ancak herkes bir gün sevdiği bir şeyi terketmek zorunda kalır. Filmde bu, Tevye ve diğerleri için yaşadıkları kasabadır. Fonda çalan “Anatevka” müziğinin sözlerinde denildiği gibi, “yakında yabancı bir yerde bir yabancı” olacaklardır. Rutin olarak yaşanılan herhangi bir şeyi bir başka yerde yapmanın o kadar da zevk verici olmayacağı anlatılır. Sevgilisinden ayrılan birinin, onunla kahve içmenin başka bir yerde başka birisiyle kahve içmekle aynı şey olmayacağını düşünmesi gibi. Herkesin bir Anatevka’sı vardır. Destansı bir hayat hikayesi olan Damdaki Kemancı, her dönem için, herkes için bir hikayeye sahiptir.



Yazar Hakkında

Volkan Kandemir
Volkan Kandemir
Sinema mezunu. Sinemaya felsefi, sosyolojik ve göstergebilimsel olarak yaklaşır. Bilimkurgu meraklısı. "Baudrillard'ı anlamak" üzerine düşünür.